Yetişkinlerde kaybolan oyun kültürü ve saklambaç
Çocukken sokakları dolduran saklambaç ve oyun kültürü yetişkinlikte nereye kayboldu? Oyunun bizi neden hâlâ çağırdığını ve onu geri kazanmanın yolunu konuştuk.
"Önüm, arkam, sağım, solum sobe — saklanmayan ebeee!"
Bu cümleyi okurken bir an için gülümsediysen, içindeki o çocuk hâlâ orada demektir. Bir zamanlar sokakları dolduran saklambaç, körebe, yakan top… Peki bütün o oyun kültürü yetişkinlikte nereye kayboldu?
Çocukken sokaklar oyunla doluydu
Bir nesil için akşamüstü demek, sokağa çıkıp "kim var?" diye seslenmek demekti. Saklambaç oynamak için ne uygulamaya ne randevuya ihtiyaç vardı; sadece birkaç kişi ve biraz hayal gücü yeterdi.
O oyunlar sadece eğlence değildi: koştuk, saklandık, pazarlık ettik, kaybetmeyi ve kazanmayı öğrendik. Yani aslında hareket ettik, öğrendik ve bağ kurduk.
Peki neden bıraktık?
Büyüdükçe oyun, "yapılacaklar listesi"nin en altına düştü. Birkaç sebebi var:
- "Ciddi" olmamız gerektiğini öğrendik; oyun "çocukça" ilan edildi.
- Sokaklar değişti, hayat ekranlara taşındı.
- Hazır ortam kalmadı — okuldaki gibi her gün aynı arkadaşlarla buluşmuyoruz.
Ama oyun isteği kaybolmadı; sadece bastırıldı. Bu yüzden o eski tekerlemeyi okuyunca hâlâ gülümsüyoruz.
Saklambaç yaşı yoktur; sadece "oynayalım mı?" diyecek birkaç kişi yeter. (Fotoğraf: RDNE Stock project / Pexels)
Oyun kültürünü geri kazanmak
İyi haber şu: bu kültürü yeniden hayatımıza katmak için zaman makinesine gerek yok. Yetişkinler olarak yeniden sahaya çıkabiliriz — hem de eskisinden çok daha bilinçli biçimde.
OyunMu olarak yaptığımız şeylerden biri de bu: çocukluğun fiziksel oyunlarını yetişkinlerle yeniden buluşturmak. Saklambaçtan yakan topa, açık hava buluşmalarından oyun kamplarına… Çünkü oyun, yetişkinlikte yeniden keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir.
Bir tekerleme kadar yakın
Belki de yetişkinliğin en güzel keşiflerinden biri budur: saklambaç oynamak için "çok büyük" diye bir şey yok. O eski enerji, o kahkaha ve o "ebe sensin!" çığlığı hâlâ bizi bekliyor.
Bahar geldiğinde, bir park, birkaç arkadaş ve "saklanmayan ebe!" diyecek bir cesaret… İşte oyun kültürünü geri getirmek bu kadar basit.
Çocukluğunun oyunlarını yetişkinlikte yeniden yaşamak ve yeni insanlarla tanışmak için OyunMu topluluğunu keşfet — bir sonraki buluşmada ebe sen olabilirsin.


